İşveren Maaştan Kesinti Yapabilir mi? Hangi Kesintiler Yasaldır? (2026 Güncel Rehber)
İşçi ile işveren arasındaki en temel yükümlülüklerden biri, işçinin yaptığı çalışma karşılığında ücretinin eksiksiz ve zamanında ödenmesidir. Ancak çalışma hayatında işverenlerin çeşitli gerekçelerle çalışanların maaşlarından kesinti yaptığı durumlarla karşılaşılmaktadır.
Özellikle işyerinde meydana gelen zararlar, kasa açıkları, eksik ürünler, işe geç kalma, disiplin cezaları ve işverenin alacak iddiaları nedeniyle yapılan maaş kesintileri önemli hukuki uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Peki işveren işçinin maaşından istediği gibi kesinti yapabilir mi? İşçinin onayı olmadan ücretinden para kesilebilir mi? Kasa açığı işçiden tahsil edilebilir mi? İşe geç kalmanın cezası olarak maaş kesintisi uygulanabilir mi? Haksız kesilen ücret nasıl geri alınır?
Bu yazıda işverenin ücret kesintisi yapma yetkisi, yasal ve hukuka aykırı kesintiler ile işçinin başvurabileceği hukuki yollar, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde incelenmektedir.
İşveren İşçinin Maaşından Kesinti Yapabilir mi?
İşverenin işçinin maaşından kesinti yapma yetkisi sınırsız değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesine göre ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.
İşveren, işçinin hak kazandığı ücreti kanuna ve iş sözleşmesine uygun şekilde ödemekle yükümlüdür.
Maaştan kesinti yapılabilmesi için kanuni bir dayanak veya hukuken geçerli bir sebep bulunması gerekir.
İşverenin tek taraflı kararı, her durumda işçinin ücretinden para kesilmesi için yeterli değildir.
Örneğin işverenin yalnızca işçinin performansından memnun olmaması veya işyerinde bir zarar meydana geldiğini ileri sürmesi, işçinin maaşından istediği tutarı kesebileceği anlamına gelmez.
Hangi Maaş Kesintileri Yasaldır?
İşçinin brüt ücreti üzerinden yapılan bazı kesintiler doğrudan kanundan kaynaklanır.
Bunların başlıcaları şunlardır:
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işçi primi,
İşsizlik sigortası işçi primi,
Gelir vergisi,
Damga vergisi,
Kanuni şartları bulunan icra ve nafaka kesintileri,
Kanuna uygun disiplin amaçlı ücret kesme cezaları,
Mevzuatta öngörülen diğer zorunlu kesintiler.
Vergi istisnaları ve ilgili mevzuat hükümleri, fiilen yapılacak kesintilerin hesaplanmasında dikkate alınır.
Bunun dışında işverenin kendi isteğiyle yaptığı her kesinti yasal kabul edilmez.
İşveren İşçinin Onayı Olmadan Maaşından Para Kesebilir mi?
İşverenin işçinin açık onayı olmadan ücretinden kesinti yapıp yapamayacağı, kesintinin hukuki sebebine göre belirlenir.
Kanundan kaynaklanan vergi, sigorta primi ve usulüne uygun icra kesintileri için işçinin ayrıca onay vermesi aranmaz.
Ancak işverenin kendi alacağını tahsil etmek amacıyla işçinin ücretinden tek taraflı kesinti yapması farklı kurallara tabidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesine göre işveren, işçiden olan alacağını işçinin ücret borcuyla işçinin rızası olmadıkça takas edemez.
Kanunda, işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar için haczedilebilir ücret kısmı ölçüsünde özel bir istisna düzenlenmiştir.
Dolayısıyla işverenin yalnızca zarar meydana geldiğini iddia etmesi, maaştan doğrudan kesinti yapılması için yeterli değildir.
İşveren Maaştan Disiplin Cezası Kesebilir mi?
İş Kanunu'nun 38. maddesi, ücret kesme cezasını özel olarak düzenlemektedir.
Buna göre işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilen sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.
Ücret kesme cezası uygulanabilmesi için kesintinin sebebinin işçiye derhal bildirilmesi gerekir.
Ayrıca işçinin ücretinden ceza olarak yapılacak kesintilerin toplamı bir ayda iki gündelikten, parça başına veya yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde ise işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.
Ücret kesme cezaları işverenin gelirine dönüşmez. Kanunda belirlenen usule uygun olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılır.
Bu nedenle işverenin disiplin cezası adı altında kestiği parayı kendi bünyesinde tutması hukuka uygun değildir.
İşe Geç Kalan İşçinin Maaşından Kesinti Yapılabilir mi?
İşe geç kalma nedeniyle yapılan kesintilerde iki farklı durum birbirinden ayrılmalıdır.
Birincisi, işçinin çalışmadığı süreye karşılık gelen ücretin hesaplanmasıdır.
İkincisi ise işe geç kalma nedeniyle işçiye ayrıca disiplin amaçlı ücret kesme cezası uygulanmasıdır.
Örneğin işçinin 15 dakika geç kalması nedeniyle çalışmadığı süreye ilişkin ücretin değerlendirilmesi ile aynı gecikme için bir günlük ücretinin ceza olarak kesilmesi aynı hukuki işlem değildir.
İşverenin disiplin cezası uygulaması, İş Kanunu'nun 38. maddesindeki şartlara tabidir.
Dolayısıyla işveren, işçinin kısa süreli gecikmesini gerekçe göstererek sözleşmesel ve kanuni dayanak bulunmadan keyfî tutarda maaş kesintisi yapamaz.
İşyerindeki Kasa Açığı İşçinin Maaşından Kesilebilir mi?
Özellikle market, mağaza, restoran ve benzeri işletmelerde kasa açığı nedeniyle çalışanların maaşlarından kesinti yapılması sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
Ancak kasada eksik para çıkması, bu tutarın otomatik olarak kasiyerin maaşından kesilebileceği anlamına gelmez.
İşçinin zarardan sorumlu tutulabilmesi için hukuki sorumluluk şartlarının değerlendirilmesi gerekir.
Bu kapsamda;
Zararın gerçekten meydana gelip gelmediği,
Zarar ile işçinin davranışı arasındaki nedensellik bağı,
İşçinin kusuru,
İşin niteliği ve çalışma koşulları,
Kasa kullanımının başka çalışanlarla paylaşılıp paylaşılmadığı
önem taşır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur.
Ancak zarardan sorumluluğun bulunması, işverenin bu tutarı ücretinden tek taraflı olarak kesebileceği anlamına gelmez. Ücretten takas yoluyla tahsil bakımından Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi uygulanır.
İşyerinde Kırılan veya Kaybolan Ürünün Bedeli İşçiden Kesilebilir mi?
İşyerinde bir ürünün kırılması, ekipmanın zarar görmesi veya malzemenin kaybolması halinde işçinin sorumluluğu somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Her zarar işçinin kusurundan kaynaklanmaz.
Örneğin kullanılan ekipmanın eskimiş olması, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği veya işin doğasından kaynaklanan olağan riskler sorumluluk değerlendirmesinde dikkate alınır.
İşçinin kusurlu davranışı nedeniyle zarardan sorumlu olması halinde dahi işverenin alacağını maaştan tahsil etmesi, ücretin korunmasına ilişkin kanuni sınırlamalara tabidir.
Bu nedenle işverenin “Ürün kırıldı, bedelini maaşından kesiyorum” şeklindeki tek taraflı açıklaması hukuken yeterli değildir.
İşveren Performans Düşüklüğü Nedeniyle Maaş Kesebilir mi?
İşçinin performansının düşük olduğu iddiası, işverene sözleşmeyle belirlenmiş temel ücreti tek taraflı olarak azaltma yetkisi vermez.
İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklikler özel bir usule tabidir.
İşverenin esaslı değişiklik önerisini yazılı olarak bildirmesi ve işçinin bunu altı iş günü içerisinde yazılı olarak kabul etmesi gerekir.
Bu usule uygun şekilde kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
Dolayısıyla işverenin performans değerlendirmesi sonucunda çalışanın sabit maaşını tek taraflı olarak düşürmesi hukuka aykırıdır.
Bununla birlikte performansa bağlı prim ve teşvik ödemeleri, bunların hak kazanma şartlarını düzenleyen sözleşme ve işyeri uygulamaları kapsamında ayrıca değerlendirilir.
İşveren Satış Hedefi Tutmadığı İçin Maaştan Kesinti Yapabilir mi?
Satış, pazarlama ve müşteri temsilciliği gibi alanlarda çalışan işçiler bakımından satış hedeflerine bağlı prim sistemleri yaygındır.
Ancak hedefin gerçekleşmemesi, işçinin sözleşmeyle belirlenmiş temel ücretinden keyfî kesinti yapılmasını haklı kılmaz.
Prim sisteminin bulunması halinde hangi koşullarda prim kazanılacağı ve primin nasıl hesaplanacağı belirleyicidir.
İşçi hak kazandığı primi talep edebilir. Henüz hak kazanılmamış performans priminin ödenmemesi ile kazanılmış temel ücretten kesinti yapılması birbirinden farklıdır.
İşveren İşçinin Borcu Nedeniyle Maaşından Kesinti Yapabilir mi?
İşçinin işverene borçlu olması, işverene ücret üzerinde sınırsız bir tahsil yetkisi vermez.
Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca işverenin kendi alacağını işçinin ücretinden takas yoluyla tahsil etmesi kural olarak işçinin rızasına bağlıdır.
Bununla birlikte ücretin haczedilebilir kısmı ve işçinin ücretinin korunmasına ilişkin hükümler de dikkate alınır.
İşverenin işçiye avans vermesi, borç ilişkisi bulunması veya işçinin işyerine zarar verdiğinin ileri sürülmesi farklı hukuki durumlar oluşturur. Her birinin dayanağı ayrıca değerlendirilir.
Maaşa İcra Gelirse Ne Kadar Kesinti Yapılır?
İşçinin borçları nedeniyle maaşına haciz uygulanması mümkündür.
İş Kanunu'nun 35. maddesine göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz.
Ancak nafaka borçları bakımından kanunda özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle olağan icra borçları ile nafaka alacaklarının ücret üzerinden tahsili aynı kurallara tabi değildir.
İşveren, kendisine usulüne uygun şekilde gönderilen maaş haczi yazısına göre işlem yapmakla yükümlüdür.
İşverenin icra kesintisi yapması ile kendi alacağı için tek taraflı maaş kesintisi yapması birbirinden farklıdır.
İşveren Maaştan Yemek ve Servis Ücreti Kesebilir mi?
Yemek ve servis hizmetleri bakımından iş sözleşmesindeki hükümler, işyeri uygulamaları ve hizmetin ücret paketindeki niteliği önem taşır.
İşverenin işçiye ücretsiz olarak sağladığı ve çalışma koşulu haline gelmiş bir menfaati tek taraflı olarak ücretli hale getirmesi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturabilir.
Bu durumda İş Kanunu'nun 22. maddesindeki usul uygulanır.
İşverenin daha önce ücretsiz sunduğu servis veya yemek hizmeti için herhangi bir anlaşma olmadan çalışanın maaşından bedel kesmesi hukuken geçerli kabul edilmez.
İşveren İşçinin Maaşını Eksik Yatırırsa Ne Olur?
İşçinin hak kazandığı ücretin eksik ödenmesi, işverenin ücret ödeme borcuna aykırılık oluşturur.
İşçi eksik ödenen ücret alacağını talep edebilir.
Ücretin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun şekilde hesap edilmemesi ya da ödenmemesi, İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturur.
Şartları bulunan işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir.
Ancak her ücret uyuşmazlığında fesih öncesinde ödeme kayıtlarının ve ücret hesaplamalarının incelenmesi önemlidir.
Maaşın Geç Ödenmesi ile Maaştan Kesinti Yapılması Aynı Şey midir?
Hayır.
Maaştan kesinti yapılması, işçinin hak kazandığı ücretin belirli bir kısmının ödenmemesi veya yasal bir kesinti uygulanmasıdır.
Maaşın geç ödenmesi ise ücretin ödeme tarihinde işçiye verilmemesidir.
İş Kanunu'nun 34. maddesine göre ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Bu hakların kullanılması, kanunda belirtilen şartlara tabidir.
İşçi Haksız Maaş Kesintisini Nasıl İspatlar?
Haksız maaş kesintilerinde ücretin miktarı, ödeme dönemi ve yapılan kesintinin nedeni önemlidir.
Bu nedenle;
İş sözleşmesi,
Maaş bordroları,
Banka hesap hareketleri,
SGK hizmet dökümleri,
İşverenle yapılan yazışmalar,
Kesinti gerekçesini gösteren belgeler,
İşyerindeki ücret ve prim uygulamalarına ilişkin kayıtlar
uyuşmazlığın değerlendirilmesinde kullanılır.
İşveren, ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini hukuka uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
Banka hesabına yatırılan tutarla bordroda gösterilen tutar arasında fark bulunması veya bordroda açıklanamayan kesintiler yapılması, uyuşmazlık açısından önem taşır.
İşveren Maaş Bordrosunu Vermek Zorunda mı?
İş Kanunu'nun 37. maddesine göre işveren, işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösteren bir pusula vermek zorundadır.
Bu belgede ödeme günü, ödeme dönemi, ücretin asıl tutarı, ek ödemeler ve yapılan kesintiler ayrı ayrı gösterilir.
Ücret hesap pusulasında;
Asıl ücret,
Fazla çalışma ücreti,
Hafta tatili ve genel tatil ücretleri,
Vergi kesintileri,
Sigorta primi kesintileri,
Avans mahsubu,
Diğer kesintiler
ilgili olduğu ölçüde açıkça yer almalıdır.
İşverenin ücret hesap pusulası düzenleme yükümlülüğü, işçinin maaşından yapılan kesintilerin denetlenmesi bakımından önemlidir.
Haksız Kesilen Maaş Geri Alınabilir mi?
Evet.
İşçinin ücretinden hukuka aykırı şekilde kesilen tutarlar, ücret alacağı kapsamında talep edilir.
İşçi öncelikle kesintinin sebebini ve tutarını belirleyerek işverenden ödeme isteyebilir.
Uyuşmazlığın çözülememesi halinde işçilik alacaklarına ilişkin hukuki yollar işletilir.
Bu kapsamda işçi;
Ücret bordrolarını ve banka kayıtlarını inceler.
Hangi dönemlerde ne kadar kesinti yapıldığını belirler.
Kesintilerin hukuki dayanağını araştırır.
İşverenden eksik ödenen tutarların ödenmesini talep eder.
Uyuşmazlık devam ederse dava şartı arabuluculuğa başvurur.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde alacak davası açar.
İşçilik alacaklarında zamanaşımı süreleri ayrıca dikkate alınır.
Maaş Kesintisi Nedeniyle Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Evet.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı talepleriyle açılacak davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.
Bu nedenle haksız maaş kesintisinden kaynaklanan işçilik alacağı için dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde işçi, alacak talebini iş mahkemesine taşıyabilir.
Maaştan Yapılan Haksız Kesintilerde Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Haksız maaş kesintileri nedeniyle talep edilen ücret alacakları da bu kapsamda değerlendirilir.
Zamanaşımının başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihe göre belirlenir.
Bu nedenle birden fazla ayda yapılan ücret kesintilerinde her ödeme döneminin ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
İşveren Haksız Maaş Kesintisi Nedeniyle Ceza Alır mı?
İş Kanunu'nda ücretin ödenmesi, ücret kesme cezaları ve ücret hesap pusulası düzenlenmesine ilişkin yükümlülüklerin ihlali bakımından idari yaptırımlar düzenlenmiştir.
Özellikle İş Kanunu'nun 38. maddesine aykırı şekilde ücret kesme cezası uygulanması, idari para cezasına konu olur.
İdari para cezalarının tutarları ilgili yıl için geçerli yeniden değerleme ve mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
İşverenin idari yaptırımla karşılaşması, işçinin haksız kesilen ücretini geri isteme hakkını ortadan kaldırmaz.
Eskişehir'de Haksız Maaş Kesintisi ve İşçilik Alacakları
İşverenin ücret kesintisi yapması, eksik maaş ödemesi, kasa açığı veya işyerinde meydana gelen zararı işçinin ücretinden tahsil etmeye çalışması, iş hukukunda önemli uyuşmazlık konuları arasındadır.
Özellikle bordrolarda gösterilen kesintiler ile banka hesabına yatırılan ücretin karşılaştırılması ve kesintilerin hukuki dayanağının belirlenmesi gerekir.
Haksız maaş kesintileri, ücret alacakları, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve arabuluculuk süreçlerinde bir Eskişehir avukat veya Eskişehir hukuk bürosu aracılığıyla iş sözleşmesinin, ücret bordrolarının ve ödeme kayıtlarının değerlendirilmesi, işçinin haklarının korunması açısından önem taşır.
İşveren, işçinin maaşından istediği zaman ve istediği miktarda kesinti yapamaz. Ücret kesintileri kanuni dayanağa, iş sözleşmesine ve ücretin korunmasına ilişkin emredici hükümlere uygun olmalıdır.
SGK primleri, vergi ve usulüne uygun icra kesintileri kanundan kaynaklanır. Buna karşılık işverenin kasa açığı, ürün hasarı, performans düşüklüğü veya disiplin gerekçesiyle yaptığı kesintiler ayrı hukuki şartlara tabidir.
İş Kanunu'nun 38. maddesine göre disiplin amaçlı ücret kesme cezası, bir ayda iki günlük ücreti aşamaz ve kanunda belirtilen şartlara uygun uygulanır. İşverenin kendi alacağını işçinin ücretinden takas yoluyla tahsil etmesi ise Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesindeki sınırlamalara tabidir.
Hukuka aykırı maaş kesintileri işçilik alacağı olarak geri istenebilir. Ücretin eksik ödenmesi ayrıca şartları oluştuğunda işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi oluşturur.
Bu nedenle işverenin maaştan yaptığı her kesintinin hukuki dayanağı bulunmalı, kesinti ücret hesap pusulasında açıkça gösterilmeli ve işçinin ücretinin korunmasına ilişkin kanuni sınırlamalara uyulmalıdır.

.png)
.png)




Yorumlar