Varlık Fonları Yönetmeliği Nedir? Borçların Devri ve Hukuki Sonuçları
- Haymedicare Haymedicare
- 29 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Finansal sistemin etkinliğini artırmak, sorunlu alacakların yönetimini kolaylaştırmak ve kamuya ait varlıkların daha verimli şekilde değerlendirilmesini sağlamak amacıyla oluşturulan varlık fonları, son yıllarda hem kamu hukuku hem de özel hukuk bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda yürürlüğe giren Varlık Fonları Yönetmeliği, borçların devri, alacakların yeniden yapılandırılması ve varlıkların yönetimi açısından kritik düzenlemeler içermektedir.
Bu yazıda, Varlık Fonları Yönetmeliği’nin hukuki çerçevesi, borçların devredilmesi süreci ve borçlu–alacaklı ilişkilerine etkileri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
1. Varlık Fonları Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Varlık fonları; kamuya veya özel sektöre ait varlıkların tek bir çatı altında toplanarak yönetilmesini, bu varlıklardan ekonomik ve finansal fayda sağlanmasını amaçlayan yapılardır. Türkiye’de bu sistemin en bilinen örneği Türkiye Varlık Fonu’dur.
Varlık Fonları Yönetmeliği;
Devredilen alacak ve borçların hukuki statüsünü,
Fonun yönetim ve tasarruf yetkilerini,
Borçluların haklarını ve yükümlülüklerini
düzenleyen temel mevzuat niteliğindedir.
2. Borçların Varlık Fonuna Devri Ne Anlama Gelir?
Varlık fonlarına ilişkin en çok tartışılan konulardan biri, borçların devri meselesidir. Uygulamada bu durum genellikle bankaların, kamu kurumlarının veya finans kuruluşlarının alacaklarını varlık fonlarına devretmesi şeklinde gerçekleşmektedir.
Borçların devri şu anlama gelir:
Borç sona ermez,
Borçlunun yükümlülüğü devam eder,
Sadece alacaklı taraf değişir.
Bu süreç, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen alacağın devri hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
3. Borçlunun Rızası Gerekli midir?
Alacağın devrinde en önemli hukuki konulardan biri, borçlunun rızasının gerekip gerekmediğidir.
Genel kural olarak:
Alacağın devri için borçlunun rızası aranmaz.
Ancak borçluya, alacağın devredildiğinin usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerekir.
Varlık fonları açısından da bu kural geçerlidir. Borçlu, alacağın varlık fonuna devredildiğini öğrendiği andan itibaren ödemelerini yeni alacaklıya yapmakla yükümlüdür.
4. Borçların Devri Borçlunun Haklarını Etkiler mi?
Borçların varlık fonuna devredilmesi, borçlunun hukuki durumunu ağırlaştırmaz. Yönetmelik ve genel hukuk ilkeleri gereği:
Borcun miktarı tek taraflı olarak artırılamaz,
Faiz oranları keyfi şekilde değiştirilemez,
Borçlunun mevcut itiraz ve dava hakları aynen korunur,
Zamanaşımı ve def’i hakları devam eder.
Dolayısıyla borçlu, yeni alacaklıya karşı da önceki alacaklıya karşı sahip olduğu tüm savunmaları ileri sürebilir.
5. Varlık Fonlarının Tahsil ve Yeniden Yapılandırma Yetkisi
Varlık Fonları Yönetmeliği, fonlara aktif bir alacak yönetimi yetkisi tanımaktadır. Bu kapsamda fonlar:
Borçların yeniden yapılandırılmasını teklif edebilir,
Vade uzatımı veya ödeme planı oluşturabilir,
Toplu tahsilat veya uzlaşma yoluna gidebilir,
Gerekli durumlarda icra ve dava yoluna başvurabilir.
Ancak bu yetkiler sınırsız değildir ve hukukun genel ilkeleri ile yargı denetimine tabidir.
6. İcra Takipleri ve Davalar Devam Eder mi?
Borçların varlık fonuna devredilmesi halinde:
Devam eden icra takipleri durmaz,
Açılmış davalar kendiliğinden sona ermez,
Fon, mevcut dosyalara alacaklı sıfatıyla dahil olur.
Borçlu açısından süreç, yalnızca muhatabın değişmesi anlamına gelir.
7. Şirket Borçları ve Ticari Alacaklar Bakımından Etkiler
Özellikle ticari şirketler açısından varlık fonlarına yapılan devirler önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu tür borçlarda:
Şirketin ödeme gücü,
Finansal tabloları,
Yeniden yapılandırma ihtimali
dikkate alınarak hareket edilir. Fonlar, çoğu zaman tasfiye yerine tahsil edilebilirliği artırmaya yönelik çözümler geliştirmeyi tercih eder.
Varlık Fonları Yönetmeliği Hukuki Açıdan Ne İfade Ediyor?
Varlık Fonları Yönetmeliği, borçların ortadan kaldırılmasını değil; alacakların daha etkin yönetilmesini amaçlayan bir düzenlemedir. Borçların varlık fonlarına devredilmesi, borçlular açısından sürecin ciddiyetini ortadan kaldırmaz; ancak hukuki hakların kaybedildiği anlamına da gelmez.
Bu nedenle borçların devri, yeniden yapılandırma teklifleri veya fon kaynaklı icra işlemleriyle karşılaşan kişi ve şirketlerin, süreci hukuki açıdan doğru değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.

.png)
.png)




Yorumlar